Harun COŞKUN

İzmir Demokrasi Üniversitesi, İzmir, Türkiye https://ror.org/04c152q53

Anahtar Kelimeler: Türkçe Sözlük, yol, kavram madenciliği, sözlük bilimi, Türklük bilimi

Anlam sözlükleri, bir milletin hem en küçük paydaca ortaklık düzeyinde bildiği, bunun yanında o milletin dilinin söz varlığında yer alıp yaygın olarak bilinmeyen kavramları da barındıran ve ihtiyaç hâlinde başvurularak bunların öğrenilmesine olanak sağlayan tanım ve anlam derlemleridir. Bu tanımlamadaki “en küçük paydaca ortaklık” durumu aslında bir tümevarıma işaret eder ve sözlüklerin tanımlama işlevi bu biçimde çalışır. Örneğin yol sözcüğünün Türk milleti için en küçük ortak paydası, Türkçe Sözlük’te (TS) verilen birinci anlamındaki “Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık; sırat, tarik.” (Türk Dil Kurumu, 2023, s. 3636) tanımıdır.

Anlam sözlüklerine bu noktadan bakıldığında içlerindeki madde başlarının esasen kendilerine yüklenen anlamları kişiden kişiye değişebilen kavramlardan -o dile bağlı olan insanlar için ortak yönlerinden hareketle- oluştuğu ve bu kavramların sınırlarını belirlemek yoluyla inşa edildikleri görülür. Bir sözcük için verilen birinci anlamdan -genellikle tanımlamadan- sonraki anlamlar çoğunlukla genelden özele doğru bir seyir izler ve o millet için ortak kabul edilen, ilk akla gelen tanımından ziyade ilgili kavramın anlam kümesindeki diğer kavramlarla olan ilişkilerine işaret eder. Bu karmaşık anlam ilişkileri, insanların geçmiş, mevcut ve gelecekteki duygu, düşünce ve deneyimlerine bağlı olarak sürekli değişim gösteren bir bağlılaşım ile genişleyen evrensel kavram alanı kümesinin içerisindeki kesişim kümeleri olarak somutlaştırılabilir. En temel anlamıyla, fiziksel olarak bir noktadan diğerine ulaşımı sağlayan veya kolaylaştıran yol kavramı, anlamsal düzlemde bir hedefe ulaşmak için izlenmesi gereken belirli adımları ifade eden yöntem kavramıyla örtüşmektedir. Bu iki kavram arasındaki kesişim, bir sonuca ulaşmayı mümkün kılan süreçlerin benzerliğinden kaynaklanmaktadır.

Kişioğlu olarak sonsuz anlam evreninin içinde yer alan ve başlı başına birer sonsuz küme olan kavram alanı kümeleri, kavramları birbirleriyle kesiştirme yoluyla ilişkilendirir, bu anlam ilişkileri üzerinden dış dünya ile bilincimiz arasında bir bağ kurar ve bu örüntüler ile dünyayı algılar ve anlamlandırırız. Sözcükler, bireyin dış dünyayla etkileşimi sonucundaki deneyimlerine dayalı olarak duygu, düşünce ve kavrama yoluyla oluşturduğu veya değiştirdiği anlam evreninin üzerindeki kavramların en küçük imleridir. Bu kavramlar arasındaki anlam ilişkileri, bireylerin doğrudan deneyimleri ve bilişsel süreçleri aracılığıyla yeniden yaratılıp biçimlendirilebildiği gibi, dilin sunduğu yapı ve kültürel aktarım işleyişi sayesinde ortaklaşa birikimin kuşaklar boyunca taşınması yoluyla da bireylerin zihninde kalıcı hâle gelebilir.

Sözlük Bilimi ve Kavram Madenciliği

Batı kaynaklarında leksikografi olarak tanımlanan sözlük bilimi terimi, söz varlığı kaynaklarının kuramsal temellerini belirleyen ve uygulamalı olarak tasarımını, derlenmesini, düzenlenmesini, sunumunu ve değerlendirilmesini inceleyen bilim alanıdır. Sözlük bilimi teriminin kullanımı konusunda araştırmacılar tarafından bir uzlaşı söz konusu değildir. Sözlük bilim terimini kullanan araştırmacılar (Topaloğlu, 1989, s. 133; Korkmaz, 2007, s. 199; Yüksel, 2005, s. 266) olduğu gibi sözlük bilgisi (Vardar, 2002, s. 184; Hengirmen, 1999, 341) ve sözlükçülük (Akalın, 2010, s. 165; Usta, 2010) gibi farklı terimleri kullanan araştırmacılar da vardır. Çalışmada sözlük bilimi terimi tercih edilmiştir.

Çalışmanın konusunu oluşturan veri temelli sözlük bilimi üzerine John Sinclair, Michael Stubbs, B. T. Sue Atkins ve Michael Rundell gibi birçok bilim insanının önemli katkıları olmuştur. Sinclair, dilin büyük ölçüde kalıplaşmış çok sözcüklü ifadelerden oluştuğunu vurgulayarak deyim ilkesi -idiom principle- (1991, s. 109) kavramını geliştirmiştir. Buna göre günlük dilde kişiler sözleri tek tek birleştirmez; zihinde yarı-hazır kalıp ifadeler -çok sözcüklü birimler- vardır. Bu birimler yüzeyde parçalara ayrılabilir gibi dursa da -yol + aç + -mak gibi-, konuşurken ya da yazarken tek bir seçim gibi çağrılır ve kullanılır. Bu düşünce, John Sinclair’in deyim ilkesi diye bilinen görüşünün özüdür. Buna göre dil, büyük ölçüde kalıplaşmış birlikteliklerle işler. Michael Stubbs ise birliktelik ve bağlam temelli anlam çözümlemeleriyle sözcüklerin anlamlarının soyut tanımlardan ziyade kullanım içindeki tipik örüntülerle belirlendiğini göstermiştir. Stubbs’un (2001) çalışmalarında dile getirildiği gibi anlam kullanımdır. Sözcükler bağlamdan bağımsız sabit anlamlara sahip olmayıp farklı sosyal ve dil bilimsel bağlamlarda kullanıldıkça anlam kazanırlar. Bu bakış açısıyla Stubbs, sıklıkla birlikte kullanılan sözcüklerin zamanla değer yüklü çağrışımlar edindiğini ortaya koyarak derlem destekli birliktelik çözümünün örtük anlam ayrımlarını bile açığa çıkarabildiğini göstermiştir. Atkins ile Rundell (2008; 2011), sözlük bilimsel veri tabanı tasarımı ve uygulamalı sözlükçülük konusunda alana yeni bir yol açmışlardır. Çalışmada bu kaynaklardan yararlanılarak sözlük bilimi ve kavram madenciliği temelli bir yaklaşımla konu üzerine saptamalar yapılmıştır. Özellikle Stubbs’un anlam kullanımdır söylemi, çalışmamızın temelini oluşturmaktadır. Bu söylemden yola çıkarak yol’un TS içerisindeki kullanım alanları belirlenmiş ve bu bağlamlar içerisindeki anlam çerçevesi tespit edilmiştir.

Kavram madenciliği yazınsal, görsel ve işitsel kaynaklardan anlamlı veriler elde etme işlemi olarak tanımlanmaktadır. Genel anlamda kavram madenciliği; geniş ölçekli metin ve bilgi depolarındaki ham dilsel verinin makine öğrenmesi yöntemleri aracılığıyla tekil belgelerin yüzeyinde doğrudan görünmeyen, önceden saptanmamış fakat alan geçerliliği ve güvenirliği yüksek, potansiyel olarak eyleme dönük ve yorumlanabilir kavramlar ile bu kavramlar -üst-alt, eş anlam, parça-bütün, bağlamsal birliktelik- arasındaki ilişkilerin (Holsheimer ve Siebes, 1994; Fayyad vd., 1996; Cabena vd., 1998; Hand vd., 2001; Hung, 2005) ortaya çıkarılıp dönüştürülmesi işlemidir. Bu işlemler yapılırken eş dizimlilik -kaynaklarda, iki ya da daha fazla dil biriminin düzenli ve anlamlı biçimde bir arada kullanılması (Firth, 1957; Bazell vd., 1966; Kjellmer, 1994; Moon, 1998; Vardar, 1998; İmer, 2011; Ağca, 2020) olarak tanımlanmaktadır.- kaynaklı ilişki ağları üzerinden incelemeler yapılmış ve elde edilen sonuçlar tablo ve grafiklerle desteklenmiştir.

Toplumların anlayış ve geleneklerine ilişkin izlerinin dillerinde okunabileceği; dil, düşünce ve duygunun sözde biçimlenmesi yoluyla ulusların karakterini ortaya koyabileceği yönündeki görüşler dil, toplum ve kültür bağını güçlendirir (Akarsu, 1998, s. 53). Bu da dildeki olguların yansımalarının kişi belleğindeki düşünsel örüntüleriyle ilgilidir. Nitekim bu konuda ortaya konulan kavramsal metafor kuramı (Lakoff ve Johnson, 1980, s. 3; 1999, s. 122; Kövecses, 2010, s. ix; Turner, 2000, s. 13), kişilerin olay ve olguları kavrayışının bedensel ve deneyimsel temellere dayanan metaforik eşleşmelerle yapılandırdığı görüşünü savunur. Bu çerçevenin felsefi arka planı, dilin sınırları ile dünyayı kavrayışı arasındaki eş güdüme işaret etmektedir. Dilsel düşünce gücü, kişi dünyasının ufku ve varoluşun barınağı olarak görülür (Wittgenstein, 2002, s. 68; Heidegger, 1993, s. 217; Whorf, 1956, s. 257). Bu varlık bilimsel anlatım, dil bilimi düzeyinde yakın ya da uzak benzerlik bulunan ögeler arasında ad aktarımına dayalı ilişki kurma eğilimini (Aksan, 1978, s. 123-124) somutlaştırır. Böylelikle felsefede işaret edilen dil-dünya eş güdümü, dil biliminde adlandırma ve anlam genişlemesi düzenekleri üzerinden -özellikle de metaforik eşlemeler aracılığıyla- işlerlik kazanır. Yapılan araştırmalar incelendiğinde metaforun zihinsel düzlemde alanlar arası eşleme yoluyla kavrayışı örgütlediği; dildeki kullanımların ise bu bilişsel yapının yüzeye vuran iz düşümleri olduğu, dolayısıyla metaforun bireysel bilişten toplumsal kültüre uzanan çok yönlü bir anlam kurma aygıtı olarak anlaşılması gerektiği söylenebilir.

Bütün bu yaklaşımlar birlikte düşünüldüğünde yapılan çalışmalar, TS’deki yol’un kavram madenciliği yoluyla incelenmesine kuramsal bir zemin oluşturmaktadır. Kullanıma dayalı dil yaklaşımı sayesinde, yol gibi bir kavramın anlam ağının yalnızca sözlük tanımlarından değil, geniş çaplı birlikte kullanım verilerinden ve bu verilerin ortaya koyduğu kalıplaşmış dilsel örüntülerden yola çıkarak sözcük birlikteliklerinin anlamsal bir sınıflandırması yapılmıştır. Bu çalışma, sözcük anlamlarının veri temelli eş dizimlilik ve dilsel bağlamlar ışığında nesnel olarak çözümlenebileceğini gösteren çağdaş sözlük bilimi kuramlarının uygulamalı bir yaklaşımıdır.

Yol

Yol’un Türkçenin tarihî metinlerinden hareketle hem anlam yönünden hem de kökeniyle ilgili birçok Türklük bilimci tarafından çeşitli görüşler öne sürülmüştür. Şirin, Eski Türkçede yol’un birincil anlamına ek olarak “iyi” ve “doğru yol” ile “talih” anlamlarını da içerdiğini (2015, s. 144) ifade etmektedir. Rӓsӓnen, jōl sözcüğünün Moğolca ǯol ile bağlantılı olduğunu (1969, s. 205-206) öne sürmektedir. Clauson, temel anlamının “yol”, “gidiş” olduğunu belirtmiş; ayrıca bu anlamın erken dönem Türkçe metinlerde “zaman” ve “iz” anlamlarıyla çeşitlendiğini (1972, s. 917) dile getirmiştir. Boeschoten, “hareket, davranış, durum, vaziyet, amaç” gibi anlamları içerdiğini (2023, s. 419-420) ileri sürmektedir. Doerfer, yōl’a “uzaklaşmış” anlamını atfetmekte ve bunun yanı sıra sözcüğün “defa” anlamında da kullanıldığını belirterek (1975, s. 226) söz konusu sözcüğün Türkçeden Moğolcaya geçmiş olduğu görüşünü savunmaktadır.

Kâşgarlı Mahmud, Dîvânu Lugâti’t-Türk’te yōl’u, temel anlamı itibarıyla “yol” ve “sefer” olarak tanımlamış ve bu bağlamda kullanıldığına dikkat çekmiştir (Ercilasun ve Akkoyunlu, 2015, s. 407). Öte yandan Atebetü’l-Hakayık ve Divan-ı Hikmet gibi dönemin önemli eserlerinde de tarik kavramıyla eş anlamlı olarak ele alınmıştır (Arat, 1992, s. 241; 2018, s. 286; Utebekov, 2021, s. 380). Karahanlı Türkçesine ait İlk Kur’an Tercümesi incelendiğinde, “doğru yol, kurtuluş yolu” gibi soyut anlamlar kazanmasının yanı sıra “tutulan yol, tarik, yaşayış biçimi, sefer, yolculuk” ve “defa, kere” gibi (Ata, 2019, s. 783) somut ve tekrara dayalı kullanımlara da sahip olduğu görülmektedir. Benzer biçimde, Kutadgu Bilig’de de; “yol, sefer” anlamlarının ötesinde “tutulan yol, yaşayış tarzı, kural” gibi (Türk Dil Kurumu, 2016, s. 208) toplumsal düzeni ve bireysel yaşamı şekillendiren kavramlarla ilişkilendirilmiştir. Ayrıca, temel anlamından yola çıkılarak zaman içinde benzetme yoluyla “davranış biçimi ve kurallar bütünü” gibi çeşitli yan anlamlar kazandığı gözlemlenmektedir (Türk Dil Kurumu, 2016, s. 384). Tüm bu kaynaklar incelendiğinde yol’un hem fiziksel hem de metaforik yönleriyle geniş bir anlam çeşitliliğine sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Türkçede yol, tarihî metinlerde farklı anlam ve bağlamlarda kullanılmış olup zaman içinde anlam genişlemesine uğramıştır. Temel olarak “yol, gidiş” anlamını taşımakla birlikte “doğru yol, talih, sefer, yaşayış tarzı, kural” gibi çeşitli anlamlar da kazanmıştır. Erken dönem metinlerde fiziksel bir yön anlamında kullanılan sözcük, zamanla soyut kavramları da içerecek biçimde genişlemiş ve bireyin yaşam tarzı, davranış biçimi ve ahlaki yönelimleriyle ilişkilendirilmiştir. Ayrıca, etimolojik kökeni ve farklı dillerle olan ilişkisi üzerine de çeşitli değerlendirmeler yapılmıştır. Bu açıklamalardan yola çıkarak tarihî metinlerden günümüze gelene kadar birçok farklı anlam alanı içerisinde yer aldığı görülmektedir. Nitekim bu anlam alanları sözcüğün kullanım evrenini genişleterek ona yeni anlamlar kazandırmış ve sözcüğün en sık kullanılan sözcüklerden biri olarak yer almasına sebep olmuştur. Yol, Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğü’nde (Göz, 2019, s. 211) de en sık kullanılan kavramlar -edat, bağlaç, ünlem ve sıfat sıklığını da içeren- arasında 1994 adet sözcük sıklığıyla 51. sırada yer almaktadır.

Yol’un TS sıklık verilerine göre -en sık geçen görevli sözcükler “bir, gibi, ve, … vb.” dışarıda tutulduğunda- TS’de su’dan sonra en sık kullanılan ikinci kavram olarak karşımıza çıkması ve toplamda 1149 adet maddenin anlam bölümünde kullanılıyor oluşu göz önünde bulundurulduğunda yol kavramıyla bağlantılı devasa bir ilişkili kavramlar kümesi karşımıza çıkmaktadır. Yol kavramının ilişkili kavramlar kümesinin içerisindeki diğer kavramların da kendi kümelerinde yol kavramını barındırması, çok sayıda kesişim kümesi oluşturmaktadır.

Tek bir kavramın dahi bu denli büyük bir kümesinin olmasının yanı sıra bu kümeye ait olan her bir diğer kavramın kendisine ait değişen ve genişleyen bir kümesinin olduğu, A kavramının kümesinde yer alan B kavramının kendi kümesinde de A kavramının yer alması aslında ne kadar büyük, iç içe geçmiş ve sonsuz bir bilişsel evrene baktığımızı ortaya koymaktadır (Yeni, 2021, s. 223). Bu metaforik anlam dünyası ile ilgili -özellikle metin temelli verilerle- araştırmacılar tarafından yapılan birçok çalışma (Gökçe, 2015; Çetinkaya, 2017; Özavşar, 2021; Şenödeyicisi, 2021; Çiçekler ve Aydın, 2019) vardır.

Çalışmanın yöntem bölümünde bu karmaşık anlam ağlarının tespiti ve gözle bir nebze daha görülebilir biçimde somutlaştırılması için birtakım elektronik araçların yardımıyla nasıl görselleştirileceğine ayrıntılı olarak yer verilmiştir.

Çalışmanın Yöntemi

Çalışma; Python, AntConc ve Voyant Tools gibi doğal dil işleme programları üzerinden veri işleme tekniklerini kullanarak metinlerdeki yol sözcüğünün anlamsal yapılarını çözümlemeyi amaçlamaktadır. TS gibi geniş kapsamlı veri kaynakları, yol gibi çok yönlü bir kavramın farklı bağlamlarda kullanımını anlamak için uygun bir ortam sunar. Çalışmanın ilk adımında, veri ön işleme süreci gerçekleştirilmiştir; bu süreçte metinler temizlenmiş, biçimlendirilmiş ve yol ile onun türevlerini içeren tüm girişler tespit edilmiştir. Ardından, sözcük sıklık çözümlemesi ve bağlam çözümlemesi uygulanarak yol’un metin içinde hangi anlamlarda kullanıldığı belirlenmiş ve anlam haritası ortaya çıkarılmıştır.

Veri Çözümlemesi

Kavram madenciliği, büyük ölçekli veri tabanlarında depolanan verilerin ileri düzey sorgulama ve çözümleme yöntemleriyle işlenmesi sonucunda, daha önce fark edilmemiş örüntülerin, eğilimlerin ve ilişkilerin ortaya çıkarılmasını hedefleyen bir süreçtir (Thuraisingham, 1999, s. 36; Baykal, 2006, s. 96; Ulucan ve Pektekin, 2009, s. 71). Bu süreç, elde edilen çıkarımları yorumlayarak karar verme mekanizmalarını destekleyen ve problem çözümüne yönelik gerekli bilgileri sağlayan bir araç olarak işlev görür (Özmen, 2007, s. 8). Kavram madenciliğinde temel amaç, mevcut verilerden anlamlı bilgiler, potansiyel yararlar ve anlaşılır bağıntılarla örüntüleri ortaya çıkarmaktır (Chung ve Gray, 1999, s. 13). Bu dizi, karmaşık veri yapılarını çözümleyerek gizli kalmış ilişkileri ve kullanılabilir öngörü modellerini tanımlamayı hedefler.

Çalışma kapsamında çeşitli çözümleme yöntemleri taranmış ve örneklem oluşturulmuştur. Bu çözümleme yöntemlerinin aşamaları; problemin tanımlanması, verilerin hazırlanması, örnek modelin kurulması, kullanılması ve sonuçlandırılması aşamalarını oluşturmaktadır (Jackson, 2002, s. 267; Sund, 2002, s. 3-9; Dick, Meeks, Last, Bunke ve Kandel, 2004, s. 7; Dick ve Kandel, 2004, s. 91; Gürüler, 2005, s. 6-7; Kaya ve Köymen, 2008, s. 160). Bu kapsamda çalışmamızın evrenini oluştururken TS’nin 12. baskısı esas alınmıştır. Çalışmamızın örneklemini ise TS’deki yol kavramına ait madde başları ve içerisinde yol sözcüğünü barındıran maddelerin açıklamaları oluşturmaktadır. İlk olarak TS’nin tamamı Excel programına aktarılmıştır. Ardından yol ile ilgili madde başları ve içerisinde yol’u barındıran madde açıklamaları farklı veri dosyaları hâlinde kaydedilmiştir. Bu veri dosyaları üzerinde gerekli işlemler -çekim eklerinin temizlenmesi, noktalama işaretlerinin kaldırılması, büyük küçük harf düzeltmeleri vb.- yapılarak Python, AntConc ve Voyant Tools gibi metin madenciliği programları aracılığıyla gruplandırma yapılmış ve elde edilen veriler incelenmiştir. Veri çözümleme sürecinde elde edilen sonuçların güvenilirliğinin sağlanması büyük bir önem taşır. Bu noktada çalışmada Miles ve Huberman’ın (1994) güvenirlik yöntemi kullanılmıştır. Söz konusu yöntem, çözümlemenin tüm aşamalarında tutarlılığın ve bağdaşımlığın korunmasını sağlamaya yöneliktir. Bu yöntemle, araştırma sürecinde elde edilen bulguların bilimsel geçerliliği güçlendirilmiş ve verilerin yorumlanması sırasında çıkabilecek yanlılıklar en aza indirilmiştir.

Çalışmada, TS’de en sık geçen kavramlardan biri olan yol’un anlam dünyasının tespit edilmesi ve bu kavramla diğer kavramlar arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Ayrıca sözcüğün örüntüleri üzerinden anlamlı bağlamlar yaratılması ve bu bağlamlar doğrultusunda kavram madenciliği teknikleri kullanılarak yeni bakış açıları geliştirilmesi hedeflenmektedir. Bu yaklaşımla çalışmanın, sözcüğün Türk dilindeki anlam çeşitliliğini çözümleyerek alana kuramsal ve uygulanabilir katkılar sunması beklenmektedir.

Türkçe Sözlük’te Yol’un Anlam Alanlar

Aşağıda TS’nin anlam bölümlerinde yol barındıran madde başları -parantez içerisindeki sıklık sayıları ile- kategorileri verilmiştir.

Ulaşım (109), Sağlık (79), Psikoloji (64), Deyim (56), Fizik (55), Hareket (46), Sosyal İfadeler (37), Denizcilik (30), Kimya (30), Davranış (28), Meslek (28), İletişim (26), Sosyal Eleştiri (25), Din ve İnanç (22), Bilim (21), Sosyal İlişkiler (18), Algı (17), Biyoloji (17), Botanik (17), Ekonomi (16), Çözüm (15), Hukuk (15), Sosyal Dinamikler (15), Duygu (13), Müzik (13), Eğitim (12), Eşya (12), Coğrafi Şekil (11), Dil Bilgisi (11), Teknoloji (11), Coğrafya (10), Mimari (10), Durum (9), Felsefe (9), Havacılık (9), Mutfak (9), Tarım (9), Zooloji (9), Astronomi (8), Sanat (8), Sosyal Durum (8), Etik (7), İnanç (7), İnşaat (7), Aile (6), Mantık (6), Problem Çözme (6), Sanat ve Zanaat (6), Sosyal Hareket (6), Tarih (6), Turizm (6), Güvenlik (5), İş Düzeni (5), Kültür (5), Planlama (5), Şehir Planlama (5), Yönetim (5), Doğa (4), Meteoroloji (4), Ticaret (4), Yönlendirme (4), Antropoloji (3), Askeriye (3), Çaba (3), Dil Bilimi (3), Din (3), Eğlence (3), Felaket (3), Geçim (3), Gelenek (3), Mobilya (3), Mücadele (3), Spor (3), Yenilik (3), Araştırma Gerekli (2), Avcılık (2), Edebiyat (2), Liderlik (2), Matematik (2), Mekanik (2), Mizah (2), Savunma (2), Sosyoloji (2), Tekstil (2), Alışkanlık (1), Askerlik (1), Astroloji (1), Balıkçılık (1), Beceriklilik (1), Bilgi (1), Deniz Bilimi (1), İmkânsızlık (1), İş Yönetimi (1), Oyun (1), Reklam (1), Sosyal Problem (1), Yapı (1), Zaman (1).

Yol sözünün TS’nin anlam bölümlerinde ilişkili olduğu kavramlar incelendiğinde 98 adet farklı bağlam içerisinde ele alındığı saptanmıştır. Bu veri bizlere bu kavramın birçok farklı bağlam içerisinde kullanıldığını göstermektedir. Yol, ulaşım -109 adet- ve hareket -46 adet- gibi somut alanlarda yoğunlaşırken; psikoloji -64 adet-, deyim -56 adet-, din ve inanç -22 adet- gibi soyut/ritüel alanlarda da güçlü biçimde temsil edilmesi, kavramın Türk kültüründe hem fiziki geçek hem de kader/erkân/rehberlik metaforu olarak işlendiğini gösterir. Alevî-Bektaşî metinlerinde de yol’un ritüel ve manevi rehberlik anlamlarında kullanılması (Ufuk, 2023, s. 130) yolun tarihsel ve edebî değerini pekiştirir. Bu bağlamda yol, bireyin inanç uygulamalarındaki ilerleyişini ve hakikate yönelimini belirleyen temel bir çerçeve sunar. Söz konusu kullanım, kavramın tarihsel sürekliliğini ve edebî metinlerdeki işlevsel derinliğini pekiştirerek yol’u hem kültürel hem de anlam bilimsel açıdan merkezî bir ulam hâline getirmektedir.

Aşağıda -grafik 1- yol sözcüğünün ilişkili olduğu alanları göstermektedir.

Aşağıda -tablo 1- yol sözcüğünün doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkili olduğu alanların gruplandırılmış ayrıntılı içerik tablosu sunulmuştur.


Bulgular ve Yorum

Yukarıdaki tabloda verilen anlam bölümlerinde yol sözünün TS’deki madde başlarından ve bunların anlam bölümlerindeki açıklamalardan yola çıkarak yol ile doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkisi bulunan kavramların tespiti yapılmıştır. Bu incelemeler yapılırken Kövecses’in de belirttiği üzere (2010, s. 4) kavramın içerisinde bulunduğu alanlar arasında somut ve belirgin bir kaynak alandan hareketle kişi belleğinde tasarlanan daha soyut hedef alanın -sözlük maddesi içerisinde yer alan- kavram alanı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu tespitlerden yola çıkarak Python, AntConc ve Voyant Tools gibi dijital veri çözümleme araçlarından yararlanılmış ve yolun ilişki ağı görseli, sözcük bulutu görseli, karar ağacı görseli, sınıflandırılmış ilişki ağacı görseli ve sınıflandırılmış ilişki ağı görseli incelenmiştir.

Yolun İlişki Ağı Görseli

Aşağıda -şekil 1- yol sözcüğünün ilişki ağı görseli sunulmuştur.

TS’deki yol kavramının ilişki ağları çizgesinde bu kavramın anlam ilişkileri görselleştirilmiş ve merkezî bir düğüm kurarak pek çok farklı kavramla bağlantı içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Kavram madenciliği bakış açısıyla incelendiğinde bu bağlantılar doğal dil işleme ve anlam madenciliği yöntemleriyle yapılandırılmıştır. Görselde, sözcüğün fiziksel, soyut, bilimsel ve kültürel ağlarla nasıl ilişki kurduğu ortaya konulmuştur.

Yol, fiziki bir ulaşım veya geçiş mekânını tanımlarken sıkça “ara sokak”, “ana yol”, “duble yol”, “üst geçit”, “demir yolu” ve “hava yolu” gibi terimlerle ilişkilendirilmiştir. Bu ilişki, sözcüğün insanların hareketi ve fiziksel durumlarla güçlü bağlar kurduğunu göstermektedir. Fiziksel yol kavramı Türk tarihinde de coğrafi bir geçidin ötesinde toplumlar arası etkileşimin taşıyıcısı olmuştur. Nitekim Osmanlı zamanında yol yapımı ve kervansaray kurumu, devletin sosyal ve ekonomik bütünlüğünü korumak adına önemli bir etkiye sahipti (Günel, 2010; Şahin, 2020). Bu bağlamda yol, somut altyapı olmasının yanı sıra milletlerin gelişiminde tarihî bir aracı ve kültürler arası bir köprü konumundadır.

Yol kavramının soyut anlamlarda da yoğun olarak kullanıldığı saptanmıştır. Örneğin, doğru yol, yol göstermek, yolunu kaybetmek gibi ifadeler, kişilerin karar verme süreçleri ve yaşam yolculuklarıyla bağlantılıdır. Bu kullanımlar, bireyin yaşamı boyunca karşılaştığı fiziksel yolların ötesine geçerek içsel yolculukları ifade eder. Ayrıca bu sözcük Türk kültüründe birçok deyim ve atasözüne temel oluşturmuştur. Yolgeçen hanı, yoluna, rayına girmek, yol yordam bilmek (Aksoy, 1988, s. 948, 950) gibi deyimlerde ve dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar, kalpten kalbe yol vardır (Aksoy, 1984, s. 227, 342) gibi atasözlerindeki kullanımlar yol sözünün kültürel bellekte köklü bir yere sahip olduğunu gösterir. Yapılan başka bir çalışmada Yol sözünün somut ve soyut kullanımları, Orhun Yazıtları’ndan Kâşgarlı Mahmud’a uzanan tarihî metinlerle tanıklanmıştır (Kök, 2018). Çalışmada, yol kavramının erken dönemden itibaren farklı metinlerden örneklerle temel ve metaforik olarak bir anlam alanı kurduğuna dair dil bilimsel kanıtlar sunulmuştur.

Bu tür kullanımlar, yol sözcüğünün dilde sık kullanılan bir kavram olarak tanımlandığını hem fiziksel hem de metaforik anlamda farklı kavramlarla çoklu ilişkilere sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Yol’un Sözcük Bulutu

Aşağıda -şekil 2- yol sözcüğünün sözcük bulutu görseli yer almaktadır.

Yukarıdaki görsel, TS’de madde başlarının anlam bölümlerinde yer alan ve içerisinde yol sözcüğünü barındıran ifadelerin sıklık çözümlemesi sonucunda oluşturulmuş bir sözcük bulutunu göstermektedir. Bu görsel, yol kavramının Türkçedeki anlamsal bağlamını ve diğer kavramlarla olan ilişkisini görselleştiren bir araçtır. Sözcük bulutunda en büyük puntolarla yer alan ifadeler, yol ile en sık ilişkilendirilen kavramlar olup bu kavramların Türkçedeki kullanım sıklığını ve bağlam içindeki önemini vurgulamaktadır. Ayrıca yol kavramının soyut bağlamlarda kılavuzluk, karar verme ve süreç yönetimi gibi anlamlarla da ilişkilendirildiği gözlemlenmiştir.

Dil bilimi ve yöntem bilimi üzerine yapılan incelemeler, Türk atasözlerinde yol, yolcu, yoldaş imgelerinin geniş bir kavram alanına sahip olduğunu ve hem gerçek yolculukları hem de mecazi anlamda hayat yolu ile yöntemi ifade ettiğini ortaya koymuştur (Akkoyun, 2021, s. 237). Bu bulgu; Türk kültüründe yol kavramının, hareketli bir yaşam tarzının somut karşılığı olmasının yanı sıra doğru yaşam biçimini ve yöntemini belirleyen kültürel bir kılavuz metaforu ve geniş bir sözcük ağına sahip olduğunu da göstermektedir.

Yol’un Karar Ağacı Görseli

Bu bilimsel ağ modeli, yol sözcüğünün Türkçedeki anlam çeşitliliğini ve dildeki önemini anlamak için kavramsal bağlantılarını gösteren önemli bir araçtır. Bu tür bir çözümleme, dil bilimsel çalışmaların yanı sıra dilin yapısal özelliklerini incelemek isteyen bilimsel araştırmalar için de önemli veriler sunmaktadır.

Aşağıda -şekil 3- yol sözcüğünün karar ağacı görseli verilmiştir.

Yukarıdaki karar ağacı yol kavramının veri madenciliği ile incelenmesi sonucunda elde edilmiştir. Bu bağlamda yol sözcüğü problem çözümüne yönelik düzenekli bir planlamayı yansıtır. İşlemsel düşünce sistemlerinde adımlar arasındaki bağlantılar ve bu bağlantıların etkin kullanımı, yol kavramıyla özdeştir. Trafik akışı, şerit ve güvenlik unsurları ise fiziksel dünyadaki yol kavramının somut örnekleridir. Toplumsal bağlamdaki yol ise bireylerin yaşamındaki kılavuzluk ve karar verme aşamalarını yansıtır. Kılavuzluk, bireylerin karmaşık durumları anlamlandırmasına yardımcı olurken karar verme ise bireylerin yol üzerindeki ilerleyişini sağlar. Bu nedenle yol sadece bir araç değil aynı zamanda bir hedefe ulaşma metaforudur.

Kılavuzluk ve karar verme bağlamında özellikle tasavvufî alan yazında yol, Allah’a giden manevi seyri, yolcu ise bu yolda ilerleyen saliki temsil eder. Klasik şair Nesîmî’nin -14.-15. yy.- şiirleri, yol metaforunun dini ve tasavvufî bağlamda kullanımına dair örnekler sunar (Aslan, 2022). Benzer biçimde, Yunus Emre’nin yol odur ki doğru vara/göz odur ki Hakk’ı göre (Timurtaş, 1980, s. 91-92) dizelerinde doğru yol, ilahi sevgiliye kavuşmanın bir koşulu olarak vurgulanmıştır. Bu örnekler, soyut anlamda yol kavramının içsel yolculuk, manevi olgunluk ve kişinin doğru yönü bulmasında bir hedefe ulaşma anlamlarını taşıdığını göstermektedir.

Türkçede halk söyleyişinde öncelikle âdet, örf, gelenek ve görenek alanlarını karşılayan yol kavramı, mekânsal boyutlardan kurumsal boyutlara anlam alanını genişleterek çok anlamlı bir yapı içerisine girmiştir. Türkçedeki kalıplaşmış ifadeler -yola girmek, yola koyulmak, yola gelmek, yol yordam bilmek- halk kültüründeki çok anlamlı yapıya işaret etmektedir. Bunun yansımalarının en belirgin olduğu alan tasavvuftur. Tasavvufî bağlamda yol sözcüğü incelendiğinde bu anlamsal çekirdeği kurumsallaştırarak tarîk/tarikat adı altında öğretisel ve faydacı bir çerçeveye dönüştürdüğü görülür. Burada yol; mürşid-mürid ilişkisi, seyr u sülük mertebeleri, âdâb-erkân ve silsile düzeniyle birlikte işleyen düzenli bir geçeği imler (Gölpınarlı, 2015, s. 334). Bireyin manevi olgunluğunu yöneten bir düzen kurar. Bu nedenle tasavvuf toplumunun tarîk/tarikat karşılığı olarak Türkçede yolu tercih etmesi, gündelik uygulamadan manevî/kurumsal düzene uzanan çok yönlü bir kavram haritasını görünür kılmıştır. Kavramın halk dilindeki görenek/âdet boyutu ile tarikat terimi olarak usul/erkân boyutu arasındaki süreklilik, dildeki anlamsal genişlemenin kültürel yerleşiklik süreçleriyle birlikte ilerlediğini göstermektedir. Böylece yol, Türk-İslâm düşünce evreninde hem bireysel dönüşümün hem de toplumsal düzenin anahtar bir kavramı olarak karşımıza çıkar.

Yol’un Sınıflandırılmış İlişki Ağacı Görseli

Sınıflandırılmış ilişki ağacı görseli, yol kavramının farklı bağlamlardaki anlam bilimsel ilişkilerini ve aşamalı yapısını gösteren bir veri sunmaktadır. Görselde yol sözcüğü ana kavram olarak ele alınmış ve üç temel kategoride bölümlenmiştir: Fiziksel yol, mecazi yol ve bilimsel ve teknik yol. Her bir kategori, alt kavramlarla ilişkilendirilerek yol sözcüğünün çok yönlü kullanımını ve anlam derinliğini ortaya çıkarmaktadır.

Aşağıda -şekil 4- yol sözcüğünün sınıflandırılmış ilişki ağacı görseli sunulmuştur.

Görselde -şekil 4.1- öne çıkan “trafik”, “tünel”, “köprü”, “şerit” ve “güvenlik şeridi” gibi terimler, yolun fiziksel düzlemdeki işlevini ve yolun toplumsal devinimin temel ögelerinden biri olduğunu ortaya koyar.

Yol kavramının Türk edebiyatına yansımaları incelendiğinde fiziksel ve teknik olguların ötesinde özellikle mecazi olarak şiirlerde de sık biçimde karşımıza çıkmaktadır. Bu kavram şiirlerde; gurbet, arayış ve özgürlük gibi duyusal ve imgesel alanlarla ilişkilendirilen bir çekirdek tasarı olarak karşımıza çıkar. Yahya Kemal ve Attilâ İlhan şiirleri üzerine yapılan çözümlemeler (Günay, 2015), gurbet, arayış ve özgürlük temelinde yol sözcüğünün dizge içindeki metaforik yükünü ve bağlamsal çeşitliliğini kanıtlamaktadır.

Yol -şekil 4.2- soyut ve metaforik anlamlarla bireyin karar alma süreçlerini ve yaşam eğilimlerini temsil etmektedir. Doğru yol, karar verme ve yol gösterme gibi kavramlar, yolun bireysel ve toplumsal anlatı aracı olarak yaşamdaki metaforik kullanımlarına ışık tutar. Bu kullanımlar, bireyin yaşamındaki yön bulma gereksinimi ve izlemsel düşünme yapılarıyla ilişkilidir. Rehberlik ve akıl hocası gibi kavramlar, bireylerin bilgiye erişim süreçlerinde yolda kılavuzluk eden düzenekleri ve kişileri temsil etmektedir. Bu anlam alanı, yol kavramının bilginin öncüsü ve kılavuzluğun simgesi olarak ele alınmasına olanak sağlar.

Yol kavramının bu bağlamda Türk kültürüne yansımalarına bakıldığında doğru yol, yol göstermek ve yolunu kaybetmek gibi soyut ifadeler, tasavvufî alan yazındaki yol, erkân ve Alevî-Bektaşî geleneğindeki Dört Kapı öğretisiyle büyük ölçüde örtüşmektedir. Burada Yol, ahlaki kılavuzluk sürecinin adı olarak geçer. Yıldız’ın Alevî-Bektaşî metinlerindeki yol-erkân (2023) üzerine söz varlığı çalışması ve Özdemir’in Dört Kapı incelemesi (2020), bu soyut anlam alanının çalışmada elde edilen verilerle örtüştüğünü metin içi kanıtlarla desteklemektedir.

Ayraca bu soyut anlamlılığı, Katz ve Taylor’un yaşam olaylarının zamansal sırayla bir patika üzerinde ilerleyen duraklar olarak temsil edilmesi -hayat bir yolculuktur- (2008) kavramsal metaforu da desteklemektedir.

Yol kavramı -şekil 4.3- fiziksel geçiş alanından soyut düşünce yollarına kadar geniş bir çeşitliliği kapsar. Bilimsel ve teknik anlamda yol kavramının incelenmesi sonucunda yolun algoritma, yöntem, doğrultu, bilimsel yöntem ve teknik gibi terimlerle ilişki içerisinde olduğu belirlenmiş ve bu sözcüğün dilimizdeki çok anlamlılığını vurgulayarak bilimin ve teknolojinin bir yol göstericisi olma işlevini öne çıkarmıştır.

Yol ayrıca Türk ve Türk-İslâm kültürel çevresinde bireysel ve toplumsal olgunluk aşamalarının göstergesi olarak işlev görür. Tarihî Türkçenin hemen her dönemindeki metinlerde bilimde, bilgide, davranışta yolda olma ifadesi, belirli bir ülkü uğruna amaçlı davranış düşüncesini taşıyan kavramsal bir çerçeve sunar (Aydın, 2004). Bu yapı, eski Türk kültür gelenekleri ile İslâmî düşünce ve uygulamalarının kesişiminde ortaya çıkmıştır. Böylece Türk kültür tarihinin ve Türk-İslâm geleneğinin bağlamı içinde yolun anlam dünyasını genişletmiştir.

Yol kavramı, toplumsal bir aracı olarak öne çıkar. Görseldeki ilişki ağacı, yol sözcüğünün anlam çeşitliliğini ve ilişki ağlarını aşamalı bir yapıda sunmaktadır. Bu yapı, kavram madenciliği aracılığıyla derin anlamsal bağlantıların çözümlenmesine olanak sağlar. Görselde yol kavramı, merkeze yerleştirilerek yolun doğrudan ve dolaylı ilişki bağlantıları aşamalı olarak gösterilmiştir.

Bu verilerin edebiyatımıza yansımaları incelendiğinde yol/yolculuk teması, destanlardan modern anlatılara uzanan bir arketip olarak hem fiziki geçişi hem de içsel dönüşümü yansıtmaktadır. Bu durum, ilişki ağında görülen fiziksel-soyut-kültürel kümeleri açıklayan bir çerçevedir. Bu bağlamda yapılan bir metin taraması (Şimşek, 2018), yol ve yolculuğun geleneksel ve modern türlerde kalıcı bir örge olduğunu kanıtlamaktadır.

Eski Türk inanç evreninde de yol, koruma ve kollama anlamını taşıyan ruhani varlıkların adlandırılmasında yol hamisi ve yol iyesi terimleriyle karşılanır. Mitolojik tasavvurda merkezî bir konuma sahip olan bu kavram, insanlarla varlıkları birbirine bağlayan bir ara-yapı olarak düşünülür. Şamanist uygulamalarda ise tinsel boyutlar arası geçişi ve ritüel yolculuğu mümkün kılan kavramsal bir olgu niteliği kazanması (Bayat, 2007) bu kavramın Türk inanç sistemindeki ilişki evrenini yansıtmaktadır.

Yol’un Sınıflandırılmış İlişki Ağı Görseli

Aşağıdaki grafikte yol sözcüğünün çeşitli kavramlarla ilişkileri sayımlamalı olarak sunulmuştur. Her bir renk, farklı bilim alanlarını ve tematik alanları temsil etmektedir. Ulaşım, sosyoloji, psikoloji, biyoloji, hukuk gibi çeşitli alanlarla ilişkili terimlerin yer aldığı görsel, sözcüğün farklı alanlardaki ilişki evrenini ortaya koymaktadır. Görselde yer alan yoğunluk çözümlemeleri ise yol sözcüğünün çeşitli bağlamlarla nasıl yoğun ilişkiler kurduğunu göstermektedir.

Aşağıda -şekil 5- yol sözcüğünün sınıflandırılmış ilişki ağı görseli sunulmuştur.

Kavram madenciliği yöntemiyle yol sözcüğünün ilişki ağları incelendiğinde özellikle ulaşım, sosyoloji ve psikoloji temalarında yol sözünün yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Yol, Türkçede hem somut hem de soyut bağlamlarda geniş bir anlam ağı sunar. Bu durum, sözcüğün toplumsal düzen ve bireysel yaşamlar üzerindeki etkisini güçlendirmektedir. Görselde yer alan farklı alanlar arasındaki bağlantılar, yol kavramının bilim dalları arasında bir simge olarak öne çıktığını göstermektedir. Bu simge üzerinde fiziksel altyapıdan bireysel karar işleyişlerine kadar geniş çeşitlilikteki anlam yoğunlaşmalarının varlığı dikkat çekicidir. Kavram madenciliği yöntemiyle yapılan bu çözümleme, sözcüğün bilim dalları arasındaki kullanım gücünü ve dilsel çeşitliliğini somut bir çerçeveye oturtarak hem dil bilimi hem de sosyal bilimler açısından başka çalışmaların da yapılmasının gerekliliğini gösterecek bir veri sunmaktadır.

Sonuç

İncelemeler sonucunda yol kavramının genel olarak davranış, denizcilik, fizik, hareket, kimya, meslek, psikoloji, sağlık, sosyal ifade, ulaşım sözcükleriyle ilişkili olduğu ve bu gruplandırmanın içerisinde en çok kullanılan ifadenin sözcüğün birincil anlamıyla bağlantılı olarak ulaşımla ilgili olduğu tespit edilmiştir. Bu saptama yapılırken ulaşımla ilgili sözcüklerin hem anlamlarının açıklamaları hem de birçoğunun içerisindeki tamlama veya birleşik sözcük vb. olma durumları da göz önünde bulundurularak inceleme yapılmıştır. İnceleme yapılırken elde edilen verilerin güvenirliğini sağlamak adına Miles ve Huberman’ın (1994) güvenirlik yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem kapsamında elde edilen veriler birçok farklı veri madenciliği programıyla -Python, Voyant Tools, AntConc- gözden geçirilmiş ve tüm incelemelerde benzer sonuçlara erişilmiştir. Bu bulgulardan hareketle yol kavramıyla ilgili aşağıdaki verilere ulaşılmıştır:

1. Yapılan çözümlemeler, yol’un Türkçede yaygın kullanımını ve çok yönlü anlam dünyasını kapsamlı bir biçimde ortaya koymaktadır. Sözcük bulutu görselinde, bu kavramın dil içerisindeki sıklığı ve çeşitli bağlamlarda kazandığı anlamlar incelenmiş; özellikle soyut bağlamlarda rehberlik, karar verme ve süreç yönetimi gibi kavramlarla güçlü bir ilişki içerisinde olduğu belirlenmiştir. Kavramlarla ilgili alanda yapılan farklı çalışmalardaki sonuçlar, verilerle desteklenmiş ve yol kavramının kültürel bir kılavuz metaforu ve geniş bir sözcük ağına sahip olduğu saptanmıştır.

2. İlişki ağı çözümlemesi, yol sözcüğünün fiziki bir geçiş aracı olarak ara sokak, ana yol, duble yol, demir yolu ve hava yolu gibi kavramlarla sıkça ilişkilendirildiği, bu sözcüğün fiziksel hareket ve bağlantılarla güçlü ilişkiler kurduğu ve doğru yol, yol göstermek ve yolunu kaybetmek gibi ifadelerle sözcüğün soyut düzlemde de anlam genişliği kazandığı tespit edilmiştir. Ayrıca sözcüğün tarihsel verilerle yapılan çalışmalardaki Türk kültürüne yansımaları incelenmiş ve kavramın temel ve metaforik bir anlam alanına sahip olduğu görülmüştür.

3. Sınıflandırılmış ilişki ağacı çözümlemesi, yol kavramının fiziksel, mecazi ve bilimsel-teknik boyutlardaki çeşitliliğini ortaya çıkarmıştır. Her bir alt kavram, yolun çok anlamlı yapısını desteklemekte ve kavramın bireyler ve toplumlar üzerindeki kılavuzluk edici rolünü pek çok farklı bakış açısıyla göstermektedir. Bu durumun yol sözcüğünün anlam çerçevesine katkı sağladığı gözlemlenmiştir.

4. Karar ağacı çözümlemesi, yol sözcüğünün anlam çeşitliliğini ve dildeki önemli rolünü ortaya koyarak yolun geçiş ve bağlantı kurma işlevini, insan yaşamındaki kılavuzluğunu, bireylerin bilgiye ulaşma ve bu bilgiyi kullanma süreçlerinde karşılaştığı engelleri ve bu kavramın canlı ve çözüm odaklı yanını dil bilimsel ve anlam bilimsel açıdan incelenmesine yönelik önemli veriler sağladığını göstermiştir.

5. Kavram madenciliği yöntemiyle elde edilen bulgular, yol sözcüğünün kullanımlarının başlıca ulaşım, sosyoloji, psikoloji ve hukuk alanlarında kümelendiğini göstermektedir. Bu kümelenme içerisindeki yol kavramının -Türk kültür hayatındaki gündelik uygulamalardan düzgüsel ve ritüel uygulamalara, bireysel yönelimlerden toplumsal örgütlenmeye uzanan- anlamsal ve işlevsel olarak yaygın bir kullanım alanı olduğuna işaret etmektedir.

6. Eş dizimlilik çözümlemeleri, yol kavramı içeren çok sayıda kullanımın çeşitli bağlamlarda düzenli örüntüler oluşturduğunu ortaya koymuştur. Bu örüntülerin sözlük maddesine alt maddeler, anlam farklılıkları ve bağlamlı tanık cümleler olarak işlenmesinin, Türkçenin söz varlığını belgeleme ve zenginleştirme işlevini güçlendireceği; ayrıca benzer nitelikteki çalışmaların sözlük bilimi alanına yöntem ve içerik olarak katkı sunacağı öngörülmektedir.

7. Yol kavramı ve yapılacak olan farklı eş dizim ve anlam ağı çözümlemeleri, dil öğretiminde de sık kullanılan sözcük öbeklerini ve bağlamları vurgulayarak öğrenicilerin akıcılık ve deyimsel kullanım becerilerini geliştirmelerine katkı sağlayacaktır. Özellikle yüksek sıklıkla kullanılan ifadelerin yabancı öğrencilere öğretilmesi, yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin dildeki kültürel algılayış biçimlerini çözümleme ve dil-kültür ilişkisini modern yöntemlerle inceleme becerilerini geliştireceği ve daha doğal konuşmasına yardımcı olacağı öngörülmektedir.

Bu çalışmayla elde edilen yukarıdaki veriler ışığında yol kavramının TS tabanındaki sözlük alanı ve yine bu tabandaki kavramsal ilişki ağları tespit edilmiştir. Bu kavramın Türkiye Türkçesindeki anlam sahasının daha bütünsel bir biçimde belirlenebilmesi için veri madenciliği teknikleri kullanılarak Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, Derleme Sözlüğü, Tarama Sözlüğü ve çağdaş Türk lehçelerine ait sözlüklerden elde edilecek veriler ile daha kapsamlı ve veri odaklı çıkarımlar yapmak mümkün olacaktır.

Kısaltmalar

TS Türkçe Sözlük

dzl. Düzenleyen

ed. Editör

Kaynakça

Ağca, M. (2020). Eski Türkçe metinlerde sıfatların eşdizimliliği (Tez No. 641923) [Doktora tezi, Pamukkale Üniversitesi]. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi.

Akalın, Ş. H. (2010). Sözcük bilimi ve sözlükçülük. Türk Dili, (698), 162-169.

Akarsu, B. (1998). Wilhelm von Humboldt’da dil-kültür bağlantısı. İnkılâp Kitabevi.

Akkoyun, T. (2022). Söz eylem kuramı ve etnometodolojik açılardan Türk dünyası ortak atasözlerinde “yol, yolcu, yoldaş”. T. Kabak ve Ferdi Güzel (Ed.), Yol Kitabı içinde (215-244). Paradigma.

Aksan, D. (1978). Anlambilimi ve Türk anlambilimi. Erol Ofset Matbaacılık.

Aksoy, Ö. A. (1988). Atasözleri ve deyimler sözlüğü I. İnkılap.

Aksoy, Ö. A. (1984). Atasözleri ve deyimler sözlüğü II. Türk Dil Kurumu.

Arat, R. R. (1992). Atebetü’l-Hakayık. Türk Dil Kurumu.

Arat, R. R. (2018). Kutadgu Bilig. Kabalcı Yayıncılık.

Aslan, M. (2022). Nesîmî’de yol metaforu. International Journal of Filologia, 5(8), 53-65.

Ata, A. (2019). Karahanlı Türkçesinde ilk Kur’an tercümesi. Türk Dil Kurumu.

Atkins, B. T. S. ve Rundell, M. (2008). The Oxford guide to practical lexicography. Oxford University.

Aydın, E. (2017). Orhon Yazıtları Köl Tegin, Bilge Kağan, Tonyukuk, Ongi, Küli Çor. Bilge Kültür-Sanat.

Bayat, F. (2007). Türk mitolojik sistemi 2. Ötüken.

Baykal, A. (2006). Veri madenciliği uygulama alanları. Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, (7), 95-107.

Boeschoten, H. (2022). A Dictionary of early middle Turkic (Volume 169). Brill.

Cabena, P., Hadjinian, P., Stadler, R., Verhees, J. ve Zanasi, A. (1998). Discovering data mining: from concept to ımplementation. Prentice Hall, Upper Saddle River.

Chung, H. M. ve Gray P. (1999). Special section: data mining. Journal of Management Information Systems, 16(1), 11-16.

Clauson, S. G. (1972). An etymological dictionary of pre-thirteenth century Turkish. Oxford University.

Çetinkaya, B. (2017). Kutadgu Bilig’de kavramsal metaforlar. Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 19(2), 377-399.

Çiçekler, A. N. ve Aydın, T. (2019). Kavramsal metafor kuramı ve belagat: karşılaştırmalı bir inceleme. RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, (16), 14-26.

Dick, S. ve Kandel, A. (2004). Data mining with resampling in software metrics databases. M. Last, A. Kandel ve H. Burde (Ed.), Artificial ıntelligence methods in software testing içinde (s. 175-208). World Scientific.

Dick, S., Meeks, A., Last, M., Bunke, H. ve Kandel, A. (2004). Data mining in software metrics databases. Fuzzy Sets and Systems, 145(1), 81-110.

Doerfer, G. (1965). Türkische und Mongolische elemente im neupersischen band I-IV. Franz Steiner.

Ercilasun,A. B. veAkkoyunlu Z. (2015). Kâşgarlı Mahmud: Dîvânu Lugâti’t-Türk (Giriş-metin-çeviri-notlar-dizin). Türk Dil Kurumu.

Fayyad, U. M., Piatetsky-Shapiro, G., Smyth, P. ve Uthurusamy, R. (1996). Advances in knowledge discovery and data mining. MIT.

Firth, J. R. (1957). A synopsis of linguistik theory, 1930-1955. Studies in Linguistic Analysis, 10-32.

Gökçe, F. (2015). Kutadgu Bilig’de kör- “görmek”: çok anlamlılık, metafor ve gramerleşme. Türkbilig, (29), 59-76.

Gölpınarlı, A. (2015). Tasavvuftan dilimize geçen deyimler ve atasözleri.

İnkılap. Göz, İ. (2019). Yazılı Türkçenin kelime sıklığı sözlüğü. Türk Dil Kurumu.

Günay, N. (2015). Yahya Kemal ve Attilâ İlhan’ın şiirlerinde yol ve yolculuk metaforları. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, 5(09), 47-68.

Günel, G. (2010). Anadolu Selçuklu Dönemi’nde Anadolu’da İpek Yolu-kervansaraylar-köprüler. Kebikeç, (29), 133-146.

Bazell, C.E., Catford, J.C., Halliday, M.A.K. ve R.H. Robins (1966). In memory of J. R. Firth. Longmans.

Hand, D., Mannila, H., ve Smyth, P. (2001). Principles of data mining. MIT.

Heidegger, M. (1993). Basic writings (D. F. Krell, Ed.). HarperCollins.

Hengirmen, M. (1999). Dilbilgisi ve dilbilim terimleri sözlüğü. Engin.

Holsheimer, M. ve Siebes, A. (1994). Data mining: The search for knowledge in databases. CWI Technical Report.

Hung, S., Yen, D. C. ve Wang, H. (2005). Applying data mining to telecom churn management. Expert Systems With Applications, 1-10.

İmer, K., Kocaman, A. ve Özsoy A. S. (2011). Dilbilim sözlüğü. Boğaziçi Üniversitesi.

Jackson, J. (2002). Data mining: a conceptual overview. Communications of the Association for Information Systems, 8(1), 267-296.

Katz, A. N. ve Taylor, T. E. (2008). The journeys of life: examining a conceptual metaphor with semantic and episodic memory recall. Metaphor and Symbol, 23(3), 148-173.

Kaya, H. ve Köymen K. (2008). Veri madenciliği kavramı ve uygulama alanları. Fırat Üniversitesi Doğu Araştırmaları Dergisi, (2), 159-164.

Kjellmer, G. (1994). A dictionary of English collocations: based on the brown corpus. Clarendon.

Korkmaz, Z. (2007). Gramer terimleri sözlüğü. Türk Dil Kurumu.

Kök, A. (2018). Orhun’dan Kâşgar’a “yol”un anlamı. Ş. Doğan ve M. Sezen Güneş (Ed.), Köktürk Yazısının Okunuşunun 125. Yılında Orhun’dan Anadolu’ya Uluslararası Türkoloji Sempozyumu içinde, (s. 1079-1089). Kesit.

Kövecses, Z. (2010). Metaphor: a practical introduction. Oxford University.

Lakoff, G. ve Johnson, M. (1980). Metaphors we live by. University of Chicago.

Lakoff, G. ve Johnson, M. (1999). Philosophy in the flesh: The embodied mind Miles, M. B. ve Huberman A. M. (1994). Qualitative data analysis. Thousand Oaks.

Moon, R. (1998). Fixed expressions and ıdioms in English: a corpus-based approach. Oxford University.

Özavşar, R. (2021). Kutadgu Bilig’de bilgi ile ilgili kavramsal metaforlar. Söylem Filoloji Dergisi, 6(2), 409-427.

Özdemir, A. (2020). Alevi-Bektaşi yolunda dört kapı kavramı. e-Makalat Mezhep Araştırmaları Dergisi, 13(1), 249-283.

Özkul, F. U. ve Pektekin, P. (2009). Muhasebe yolsuzluklarının tespitinde adli muhasebecinin rolü ve veri madenciliği tekniklerinin kullanılması. World of Accounting Science, 11(4), 57-86.

Özmen, Ş. (2001). İş Hayatı veri madenciliği ile istatistik uygulamalarını yeniden keşfediyor. (dzl. Çukurova Üniversitesi). Adana Ulusal Ekonometri ve İstatistik Sempozyumu, 19-22 Eylül 2001 içinde (s.1-7). Adana Çukurova Üniversitesi.

Räsänen, M. (1969). Versuch eines etymologischen wörterbuchs der Turksprachen. Suomalais-Ugrilainen Seura.

Rundell, M. ve Atkins, S. (2011). The Dante database: A user guide. Proceedings of eLex, 233-246.

Sinclair, J. M. (1991). Corpus, concordance, collocation. Oxford University.

Stubbs, M. (2001). Words and phrases: corpus studies of lexical semantics. John Wiley and Sons.

Sund, R. (2002). Utilization of administrative registers using statistical knowledge discovery. International Workshop on Mining Official Data, National Research and Development Centre for Welfare and Health, (20), 19-23.

Şahin, T. (2020). İpek Yolu: tarihsel geçmişi, kültürü ve Türk dünyası için önemi. Tarih Araştırmaları Dergisi, 39(67), 71-97.

Şenödeyicisi, S. (2021). Türk geleneğinde oya adlandırmalarının kavramsal metafor ve göstergebilim açısından incelenmesi. Gazi Türkiyat, (29), 165-178.

Şimşek, Y. (2018). Yol ve yolculuk bağlamında Nalan Barbarosoğlu’nun yol ışıkları eseri. Erdem, (74), 117-138.

Şirin, H. (2015). Kül Tigin yazıtı notlar. Bilge Kültür Sanat.

Thuraisingham, B. (1999). Data maning: technologies, techniques, tools and trends. CRC.

Timurtaş, F. K. (1989). Yunus Emre divanı. Kültür Bakanlığı.

Topaloğlu, A. (2010). Türkçede genel ve özel sözlükler ile sözlük yazımı. Türkiye’de ve Dünya’da Sözlük Yazımı ve Araştırmaları Uluslararası Sempozyumu bildirileri içinde. Kubbealtı Neşriyat.

Turner, M. (2000). Death is the mother of beauty: Mind, metaphor, criticism. Cybereditions.

Türk Dil Kurumu (2023). Türkçe sözlük.

Usta, H. İ. (2010). Sözlükçülük ve sözlük araştırmacılığı. Modern Türklük Araştırmaları Dergisi, 7(2), 92-101.

Utebekov, S. (2021). Divân-ı Hikmet’in Kökşetav nüshası (Giriş, gramer özellikleri, metin, dizin). Paradigma Akademi.

Vardar, B. (1998). Açıklamalı dilbilim terimleri sözlüğü. Multilenguel.

Whorf, B. L. (1956). Language, thought, and reality: Selected writings of Benjamin Lee Whorf (J. B. Carroll, Ed.). MIT.

Wittgenstein, L. (2002). Tractatus logico-philosophicus (D. F. Pears ve B. F. McGuinness, Çev.). Routledge.

Yeni, E. B. (2021). Tevfik Fikret’in şiirlerinde en sık geçen on kavram ve bunlardan “hayat”ın kavram alanı. KÜLTÜRK, Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, (4), 221-239.

Yıldız, U. (2023). Alevi Bektaşi metinlerinde söz varlığı. Türk Kültürü ve Hacı Bektaşi Veli Araştırma Dergisi, (108), 119-144.

Yüksel, T. (2005). Dilbilgisi kavramları sözlüğü. Uyanış.

Etik Komite Onayı

Araştırmada etik kurul iznine gerek yoktur.

Etik Beyan
Çalışma hazırlanırken bilim ve etik ilkelerine uyulmuş ve yararlanılan çalışmaların tamamı kaynakçada belirtilmiştir.

Çıkar Çatışması

Yazar, çıkar çatışması olmadığını beyan eder.

Finansman

Araştırma için herhangi bir mali destek alınmamıştır.

Yapay Zekâ Kullanımı
Çalışma hazırlanırken yapay zekâ destekli herhangi bir araç veya uygulama kullanılmamıştır. İçerik, yazar tarafından bilim ilke ve yöntemleri doğrultusunda hazırlanmıştır.

Şekil ve Tablolar